Ruh sağlığı alanında en sık karıştırılan iki meslek psikiyatrist ve psikologdur. Psikiyatrist, tıp fakültesini bitirdikten sonra psikiyatri uzmanlığı eğitimi almış bir hekimdir. Belirtileri değerlendirir, tanı koyar, gerekirse ilaç tedavisi başlatır ve tedavinin seyrini izler. Psikolog ise psikoloji eğitimi almış, klinik değerlendirme ve psikoterapi yapan uzmandır; ilaç yazmaz. Depresyon, kaygı bozuklukları ve travma gibi pek çok sorunda en iyi sonuç, psikiyatristin tıbbi takibi ile psikoloğun terapi desteği birlikte yürüdüğünde alınır.
🧒
Çocuk ve ergen psikiyatrisi
Çocuk ve ergen psikiyatristi, doğumdan 18 yaşına kadar olan dönemdeki ruhsal ve gelişimsel sorunlarla ilgilenir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), otizm spektrum bozukluğu, kaygı ve okul reddi, ergenlikte depresyon, yeme sorunları ve öfke nöbetleri sık başvuru nedenleridir. Değerlendirme yalnızca çocukla değil aileyle, gerektiğinde okulla da yapılır; tedavi planı çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine göre hazırlanır.
🧩
Çocuk ve ergen psikoloğu
Çocuk ve ergen psikoloğu; oyun terapisi, bilişsel davranışçı terapi ve aile görüşmeleri gibi yöntemlerle çocuğun duygularını tanımasına ve zorlukla baş etmesine yardım eder. Kardeş kıskançlığı, sınav kaygısı, uyum sorunları, boşanma sonrası süreç ve sosyal beceri güçlükleri psikoloğun sık çalıştığı konulardır. Gelişim ve zekâ değerlendirmeleri de bu alandadır.
🩺
Yetişkin psikiyatrisi
Yetişkin psikiyatrisi 18 yaş üstündeki ruhsal rahatsızlıkların tanı ve tedavisini kapsar. Depresyon, yaygın kaygı bozukluğu, panik bozukluk, obsesif kompulsif bozukluk, bipolar bozukluk, şizofreni, uyku bozuklukları ve bağımlılıklar bu alandadır. Psikiyatrist gerektiğinde kan tahlilleri gibi tetkiklerle bedensel nedenleri de dışlar ve ilaç tedavisinin etkisini, yan etkilerini düzenli olarak izler.
💬
Yetişkin psikoloğu
Yetişkin psikoloğu; kaygı, düşük ruh hali, stres, yas, ilişki ve iletişim sorunları, özgüven ve iş yaşamındaki tükenmişlik gibi konularda psikoterapi uygular. Bilişsel davranışçı terapi, şema terapi ve EMDR gibi kanıta dayalı yöntemler, belirtileri azaltmanın yanında kişinin kendini daha iyi tanımasını da sağlar. Terapi genellikle haftalık seanslarla planlanır.