Tanı ölçütleri
Otizm spektrum bozukluğu tanısında iki ana alana bakılır. Birinci alan sosyal iletişim ve etkileşimdir. Burada üç başlık değerlendirilir: duyguların ve ilgilerin karşılıklı paylaşımı, iletişimde sözsüz davranışların kullanımı (göz teması, jest, yüz ifadesi, ses tonu) ve ilişki kurma, sürdürme ve anlama becerileri. İkinci alan sınırlı ve yineleyen davranışlar, ilgiler ve etkinliklerdir. Burada dört başlık vardır: yineleyen hareketler ya da konuşma kalıpları, aynılık ve rutinlerde ısrar, yoğunluğu ya da konusu olağandışı ilgiler ve duyusal uyaranlara aşırı ya da az tepki.
Tanı için belirtilerin erken gelişim döneminde başlamış olması gerekir; ancak sosyal talepler arttığında, örneğin okula başlarken ya da ergenlikte, belirginleşebilirler. Belirtilerin kişinin günlük yaşamını belirgin biçimde etkilemesi ve başka bir durumla daha iyi açıklanamaması da tanının parçasıdır.
Neden “spektrum”?
Geçmişte otizm, Asperger sendromu ve yaygın gelişimsel bozukluk gibi farklı adlar kullanılıyordu. Bugün bu tablolar tek bir başlık altında toplanmıştır; çünkü aralarındaki sınırların net olmadığı, aynı temel özelliklerin farklı yoğunlukta görüldüğü anlaşılmıştır. Spektrumun bir ucunda konuşmayan, günlük yaşamın her alanında yoğun desteğe ihtiyaç duyan kişiler; diğer ucunda ise akıcı konuşan, akademik açıdan başarılı ama sosyal ilişkilerde ve değişikliklere uyumda zorlanan kişiler bulunur.

Destek gereksinimi düzeyleri
| Düzey | Sosyal iletişim | Davranışlar |
|---|---|---|
| Birinci düzey | Destek olmadan etkileşim başlatmakta ve sürdürmekte belirgin zorluk | Rutinlerin değişmesi ve planlama güçlükleri günlük işleri aksatır |
| İkinci düzey | Destekle bile belirgin sınırlılık; kısa ve dar etkileşimler | Yineleyen davranışlar dışarıdan kolayca fark edilir, değişiklik ciddi sıkıntı yaratır |
| Üçüncü düzey | Çok sınırlı sözel ve sözsüz iletişim | Yineleyen davranışlar her alanda yaşamı belirgin biçimde kısıtlar |
Destek düzeyleri, kişiye bir “derece” vermek için değil, ne kadar ve hangi alanlarda destek gerektiğini belirlemek için kullanılır. Aynı kişinin destek gereksinimi, yaşam döneminden ve ortamdan ortama değişebilir.
Belirtilerin çeşitliliği
Spektrumdaki kişilerde dil becerileri, zihinsel kapasite ve duyusal profil birbirinden çok farklı olabilir. Bazı kişilerde zihinsel yetersizlik eşlik ederken pek çoğunda zekâ ortalama ya da ortalamanın üstündedir. Bazı kişiler çok erken okumayı öğrenir, belirli alanlarda dikkat çekici bilgi birikimine sahip olur; bazıları ise dilin gelişiminde belirgin gecikme yaşar. Erken başlangıçlı otizm belirtileri ve ilk adımlar için otizm sayfamıza bakabilirsiniz.
Tanı sürecinde kullanılan araçlar
Tanı, deneyimli bir uzmanın yaptığı klinik değerlendirmeyle konur. Bu süreçte gelişim öyküsü için yapılandırılmış ebeveyn görüşmeleri, kişiyle yapılan görüşme ve gözlem, okul ya da iş ortamından alınan bilgiler bir araya getirilir. ADOS-2 gibi yapılandırılmış gözlem araçları, sosyal iletişimin standart biçimde değerlendirilmesini sağlar. Zihinsel ve dil becerilerinin ölçülmesi, işitme testi ve gerektiğinde genetik ve nörolojik incelemeler, kişinin ihtiyaçlarını tam olarak ortaya koymak için önemlidir.
Psikiyatrist ne yapar, psikolog ne yapar?
| Psikiyatrist | Psikolog | |
|---|---|---|
| Tanı | Tanıyı koyar, ayırıcı tanı yapar, eşlik eden ruhsal durumları belirler | Yapılandırılmış gözlem, bilişsel ve uyum değerlendirmelerini uygular |
| Tedavi | Eşlik eden kaygı, depresyon, dikkat ve uyku sorunlarında ilaç seçeneklerini değerlendirir | Sosyal beceri, duygu düzenleme ve otizme uyarlanmış bilişsel davranışçı terapi yürütür |
| Aile ve okul | Raporları hazırlar, destek planını koordine eder | Aileye ve öğretmenlere yönelik danışmanlık yapar |
Eşlik eden durumlar
Spektrumdaki kişilerin büyük bölümünde en az bir eşlik eden durum bulunur. Kaygı bozuklukları, dikkat eksikliği ve hiperaktivite, depresyon, uyku sorunları, epilepsi, sindirim sorunları ve beslenme seçiciliği bunların başında gelir. Bu durumlar çoğu zaman yaşam kalitesini otizmin kendisinden daha fazla etkiler ve tedavi edilebilir. Kaygı ve depresyon için otizme uyarlanmış bilişsel davranışçı terapi, gerektiğinde ilaç tedavisi kullanılır.
Yaşam dönemlerine göre ihtiyaçlar
Erken çocukluk: İletişim, oyun, taklit ve günlük yaşam becerilerini destekleyen erken müdahale programları; ebeveyn eğitimi.
Okul çağı: Uygun eğitim ortamının belirlenmesi, bireyselleştirilmiş eğitim programı, sosyal beceri çalışmaları, akran zorbalığına karşı önlemler.
Ergenlik: Kimlik, arkadaşlık, mahremiyet ve bedensel değişikliklerle ilgili açık bilgilendirme; kaygı ve depresyon açısından dikkatli izlem; bağımsızlık becerilerinin geliştirilmesi.
Yetişkinlik: Meslek eğitimi, iş yerinde gerekli düzenlemeler, bağımsız ya da destekli yaşam, ilişkilerde destek ve eşlik eden ruh sağlığı sorunlarının tedavisi.
Maskeleme ve tükenmişlik
Spektrumdaki pek çok kişi, özellikle kadınlar, sosyal ortamlarda uyum sağlamak için kendi doğal davranışlarını bastırır ve başkalarını taklit eder. Bu “maskeleme” uzun süre sürdürüldüğünde yoğun bir yorgunluğa, kaygıya ve depresyona yol açabilir. Bazı yetişkinler yıllarca süren bu çabanın ardından tükenmişlik yaşar ve ancak bu noktada değerlendirmeye başvurur. Tanının konması, kişinin kendi ihtiyaçlarını tanımasına ve yaşamını bu ihtiyaçlara göre düzenlemesine yardım eder.
Duyusal profil ve günlük yaşam
Spektrumdaki kişilerin önemli bir kısmında duyusal işlemleme farklıdır. Ses, ışık, dokunma, koku ve tat gibi uyaranlara aşırı duyarlılık, bazı uyaranları neredeyse hiç fark etmeme ya da belirli duyumları yoğun biçimde arama görülebilir. Kalabalık bir alışveriş merkezi, gürültülü bir sınıf ya da açık ofis düzeni, bu kişiler için yorucu ve bunaltıcı olabilir. Duyusal profilin bilinmesi, çevrenin uyarlanmasını kolaylaştırır: gürültü önleyici kulaklık, loş aydınlatma, kısa molalar ya da sessiz bir çalışma köşesi gibi basit düzenlemeler, gün içindeki gerginliği belirgin biçimde azaltır.
Güçlü yanlar
Spektrumdaki pek çok kişinin ayrıntıya dikkat, örüntüleri fark etme, belirli bir konuda derinleşme, kurallara ve dürüstlüğe bağlılık gibi güçlü yanları vardır. Eğitim ve iş planlarının bu güçlü yanları hesaba katması, kişinin motivasyonunu ve başarısını artırır. Özel ilgi alanları, doğru yönlendirildiğinde sosyal bağ kurmak ve meslek seçmek için de bir köprü olabilir.
Ne zaman başvurmalı?
Çocuğunuzun sosyal iletişiminde, oyununda ya da davranışlarında yaşıtlarından belirgin farklılıklar fark ettiyseniz, öğretmenler benzer gözlemlerde bulunuyorsa ya da bir yetişkin olarak yaşamınız boyunca sosyal ilişkilerde ve değişikliklere uyumda zorlandığınızı düşünüyorsanız bir değerlendirme yaptırmanız önerilir.