Tik nedir?
Tik, kişinin istemeden yaptığı ani ve kısa süreli bir hareket ya da çıkardığı bir sestir. Tikler basit ya da karmaşık olabilir. Basit hareket tikleri göz kırpma, burun kırıştırma, omuz silkme ve baş sallama gibi tek bir kas grubunu ilgilendiren hareketlerdir. Karmaşık hareket tikleri ise zıplama, belirli nesnelere dokunma ya da bir dizi hareketi art arda yapma biçiminde görülür. Basit ses tikleri boğaz temizleme, burun çekme, öksürür gibi ses çıkarma; karmaşık ses tikleri ise heceler, sözcükler ya da başkalarının söylediklerini tekrarlama biçimindedir.
Tikler tamamen istemsiz refleksler gibi değildir. Pek çok kişi tikten hemen önce bedeninin belli bir noktasında bir gerilme, gıdıklanma ya da “bir şey yerine oturmadı” duygusu hisseder; hareket ya da ses çıktığında bu duygu bir anlığına söner. Kişi tiklerini bir süre bastırabilir; ancak bastırmak yorucudur ve dürtü genellikle bir süre sonra daha güçlü geri döner.
Tik bozukluklarının sınıflandırılması
| Tanı | Ölçüt |
|---|---|
| Geçici tik bozukluğu | Hareket ve/veya ses tikleri bir yıldan kısa süre devam eder |
| Süregen hareket ya da ses tiki bozukluğu | Yalnızca hareket ya da yalnızca ses tikleri bir yıldan uzun sürer |
| Tourette sendromu | Birden fazla hareket tiki ve en az bir ses tiki, bir yıldan uzun sürer |
Tüm tik bozukluklarında belirtiler on sekiz yaşından önce başlar. Yetişkinlikte ilk kez ortaya çıkan tik benzeri hareketler başka nörolojik nedenlere bağlı olabileceğinden ayrıntılı nörolojik değerlendirme gerektirir.

Tiklerin doğal seyri
Tikler çoğu zaman beş ile yedi yaşlarında göz kırpma gibi basit bir hareketle başlar. Zamanla yer değiştirebilir, yeni tikler eklenebilir ya da bazıları kaybolabilir. Pek çok çocukta tikler ilkokulun son yıllarında doruğa ulaşır. Ergenliğin ortası ve sonunda pek çok kişide tikler belirgin biçimde azalır; bazı kişilerde ise hafif biçimde yetişkinlikte de sürer. Tiklerin şiddeti haftadan haftaya, hatta günden güne dalgalanabilir.
Tikleri etkileyen etkenler
Stres, heyecan, yorgunluk, uykusuzluk ve hastalık dönemleri tikleri artırabilir. Odaklanma gerektiren etkinlikler sırasında ise tikler çoğu zaman azalır. Tiklerden söz edilmesi, kişinin uyarılması ya da tiklerin taklit edilmesi de tikleri sıklaştırabilir. Bazı kişilerde kafein tikleri artırır. Bu etkenler tiklerin nedeni değildir; ama şiddetini etkiler.
Nedenler
Tik bozukluklarında kalıtsal yatkınlık belirgindir; ailede tik, OKB ya da dikkat eksikliği bulunan kişilerde daha sık görülür. Beyindeki hareketleri başlatma ve durdurma ile ilgili devrelerin gelişimsel farklılıkları rol oynar. Erken doğum ve gebelikte sigara kullanımı riskle ilişkilendirilmiştir. Tikler kötü bir alışkanlık, terbiye eksikliği ya da “sinir hastalığı” değildir.
Eşlik eden durumlar
Tik bozukluğu olan kişilerde dikkat eksikliği ve hiperaktivite, obsesif kompulsif belirtiler, kaygı, öfke kontrolü güçlükleri, uyku sorunları ve öğrenme güçlükleri sık görülür. Bu durumlar çoğu zaman yaşam kalitesini tiklerden daha fazla etkiler. Bu nedenle tedavide öncelikler belirlenirken bütün tablo göz önünde bulundurulur. Ayrıntılar için DEHB ve obsesif kompulsif bozukluk sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Psikiyatrist ne yapar, psikolog ne yapar?
| Psikiyatrist | Psikolog | |
|---|---|---|
| Değerlendirme | Tanıyı koyar, eşlik eden durumları değerlendirir, gerekirse nöroloji ile çalışır | Tiklerin tetikleyicilerini ve günlük yaşama etkisini ayrıntılı değerlendirir |
| Tedavi | Ağır tiklerde ve eşlik eden durumlarda ilaç tedavisini planlar | Davranışsal tik tedavisini uygular |
| Aile ve okul | Aileyi ve gerektiğinde okulu bilgilendirir | Ebeveynlere tiklere yaklaşım konusunda rehberlik eder |
Tedavi
Kişiyi rahatsız etmeyen hafif tiklerde genellikle bilgi vermek ve aralıklarla görmek yeterli olur. Tiklerin doğasını anlamak, aileyi ve kişiyi rahatlatır.
Davranışsal tedavi: Tikler rahatsızlık veriyorsa ilk seçenek davranışsal tedavidir. Bu yöntemde kişi önce tiklerini ve tikten önce gelen dürtüyü fark etmeyi öğrenir; ardından o his belirdiğinde, tikin kullandığı kasları ters yönde hafifçe çalıştıran ve çevredekilerin pek fark etmeyeceği bir “yarışmacı hareket” yapmayı alışkanlık hâline getirir. Tikleri artıran günlük etkenler de belirlenip düzenlenir. Bu yaklaşım bilişsel davranışçı terapi ilkelerine dayanır ve çocuklarda da yetişkinlerde de etkilidir.
İlaç tedavisi: Tikler ağrıya, yaralanmaya ya da belirgin işlev kaybına yol açıyorsa ve davranışsal tedavi yeterli olmadıysa ilaç seçenekleri değerlendirilir. İlaçlar tikleri tamamen ortadan kaldırmayı değil, şiddetini azaltmayı hedefler. Ayrıntılar için ilaç tedavisi sayfamıza bakabilirsiniz.
Okulda ve iş yerinde
Öğretmenlerin ve iş arkadaşlarının tikler hakkında bilgilendirilmesi, yanlış anlamaları ve uyarıları önler. Tiklerin yoğun olduğu dönemlerde kısa molalar, sınavlarda ayrı bir oda ya da ek süre gibi düzenlemeler yararlı olabilir. Akran zorbalığı ve alay, tik bozukluğu olan çocukların özgüvenini derinden etkileyebileceğinden okul yönetiminin bu konuda net tutum alması önemlidir.
Yetişkinlikte tikler
Çocukluk tiklerinin çoğu yetişkinlikte azalır ya da kaybolur. Tikleri süren yetişkinlerde ise sosyal kaygı, iş yaşamında güçlükler ve özgüven sorunları görülebilir. Davranışsal tedavi yetişkinlerde de etkilidir. Yetişkinlikte ilk kez başlayan tik benzeri hareketlerde ise başka nörolojik nedenler mutlaka araştırılmalıdır.
Aileler için tutum önerileri
Tiklere en iyi yaklaşım, onları ev içinde sıradan bir şey gibi karşılamaktır. Çocuğa tikleri nedeniyle uyarı yapılmaması, tiklerin şakaya ya da lakaba dönüşmemesi, yakın akrabaların da bu konuda nazikçe bilgilendirilmesi önerilir. Çocuğun iyi olduğu alanlarda, örneğin bir sporda, bir enstrümanda ya da resimde kendini göstermesine fırsat tanımak özgüvenini korur. Tiklerin yoğunlaştığı dönemleri ve o dönemlerde yaşananları kısa notlarla kaydetmek, tetikleyicilerin anlaşılmasına yardım eder. Çocuğun tikleriyle ilgili soruları olduğunda yaşına uygun, basit ve rahatlatıcı açıklamalar yapmak, onun kendini suçlamasını önler.
Ne zaman başvurmalı?
Tikler birkaç aydan uzun sürüyorsa, kişiyi rahatsız ediyorsa, ses tikleri eklendiyse, ağrıya yol açıyorsa ya da dikkat, takıntı veya kaygı sorunları eşlik ediyorsa bir değerlendirme önerilir.
Tikleri olan çocuğun özgüveni
Tiklerin kendisinden çok, çevrenin tiklere verdiği tepkiler çocuğun kendine bakışını etkiler. Sürekli uyarılan, alay edilen ya da etkinliklerden uzak tutulan bir çocuk, kendini değersiz hissedebilir. Ailenin ve öğretmenin tikleri olağan karşılaması, çocuğun güçlü yanlarının görülmesi ve ergenlikte gencin tikleriyle ilgili kendi kararlarına saygı gösterilmesi özgüvenin korunmasına yardım eder.