Depresyon ile üzüntü arasındaki fark
Üzüntü, kayıp ya da hayal kırıklığı karşısında verilen doğal bir tepkidir ve zamanla hafifler. Depresyon ise bir hastalıktır: Kişinin duygu durumunu, düşüncelerini, bedensel işlevlerini ve davranışlarını birlikte etkiler, haftalarca ya da aylarca sürer ve kendiliğinden geçmeyebilir. Depresyondaki biri “kendini toparlayamaz”; çünkü toparlanmak için gereken enerji, umut ve odaklanma becerisi hastalık tarafından etkilenmiştir.
Belirtiler
Depresyon tanısı için aşağıdaki belirtilerden en az beşinin, aralarında çökkün ruh hâli ya da ilgi kaybından en az biri bulunacak şekilde, iki hafta boyunca neredeyse her gün sürmesi gerekir:
- Günün büyük bölümünde süren çökkün, boş ya da umutsuz ruh hâli
- Eskiden keyif alınan etkinliklere karşı ilgi ve zevk kaybı
- İştahta ve kiloda belirgin değişiklik
- Uykusuzluk ya da aşırı uyuma
- Belirgin yavaşlama ya da huzursuzluk
- Yorgunluk ve enerji kaybı
- Değersizlik ya da aşırı suçluluk duyguları
- Düşünme, odaklanma ve karar vermede güçlük
- Ölüm düşünceleri, yaşamın anlamsız olduğu duygusu ya da intihar düşünceleri
Depresyon her zaman üzüntüyle görünmez. Bazı kişilerde sinirlilik, öfke, sürekli yorgunluk ya da açıklanamayan bedensel ağrılar ön plandadır.

Depresyonun farklı biçimleri
| Biçim | Özellik |
|---|---|
| Majör depresyon | Belirtilerin en az iki hafta boyunca belirgin biçimde sürdüğü dönem |
| Süregen depresif bozukluk | Daha hafif ama iki yıldan uzun süren çökkünlük |
| Doğum sonrası depresyon | Gebelik sırasında ya da doğumdan sonraki aylarda başlayan depresyon |
| Mevsimsel depresyon | Çoğunlukla sonbahar ve kış aylarında tekrarlayan dönemler |
| Bipolar depresyon | Bipolar bozukluğun depresif dönemi; tedavisi farklıdır |
Bipolar bozukluğun depresif dönemi, tek başına depresyondan ayırt edilmelidir; çünkü yalnızca antidepresan kullanımı bu hastalarda taşkınlık dönemlerini tetikleyebilir. Bu nedenle değerlendirmede geçmişteki yüksek enerji ve taşkınlık dönemleri mutlaka sorulur.
Nedenler
Depresyon tek bir nedene bağlı değildir. Kalıtsal yatkınlık, beyindeki duygu düzenleme devrelerinin işleyişi, hormonal değişiklikler, süregen stres, kayıplar, ilişki sorunları, işsizlik ya da maddi zorluklar, yalnızlık, süregen bedensel hastalıklar ve alkol ya da madde kullanımı birlikte rol oynar. Tiroit hastalıkları, kansızlık, B12 ve D vitamini eksikliği ve bazı ilaçlar depresyona benzer belirtiler yapabildiğinden değerlendirmede gözden geçirilir.
Psikiyatrist ne yapar, psikolog ne yapar?
| Psikiyatrist | Psikolog | |
|---|---|---|
| Değerlendirme | Tanıyı koyar, depresyonun türünü ve şiddetini belirler, bedensel nedenleri araştırır | Ölçeklerle belirtilerin şiddetini ve düşünce kalıplarını değerlendirir |
| Güvenlik | İntihar riskini değerlendirir, gerektiğinde acil önlemleri planlar | Seanslarda riski izler, psikiyatristle iş birliği yapar |
| Tedavi | Antidepresan ilaçları başlatır ve izler | Bilişsel davranışçı terapi, kişilerarası terapi gibi yöntemleri uygular |
Hafif depresyonda psikoterapi çoğu zaman yeterlidir. Orta ve ağır depresyonda ilaç ve psikoterapinin birlikte kullanılması, tek başına birinden daha etkilidir.
Tedavi seçenekleri
Psikoterapi: Bilişsel davranışçı terapi depresyonda en çok araştırılmış yöntemdir. Kişi kendisi, dünya ve gelecek hakkındaki olumsuz düşüncelerini fark etmeyi ve sınamayı, keyif ve başarı duygusu veren etkinlikleri yeniden yaşamına katmayı öğrenir. Kişilerarası ilişkilere odaklanan terapiler ve kabul ve kararlılık terapisi de etkili seçeneklerdir.
İlaç tedavisi: Antidepresanlar, beyindeki duygu düzenlemesini etkileyen ilaçlardır ve bağımlılık yapmaz. Etkileri genellikle iki ile altı hafta içinde ortaya çıkar. Belirtiler düzeldikten sonra ilaç bir süre daha sürdürülür ve ardından hekim kontrolünde kademeli olarak azaltılır. Ayrıntılar için ilaç tedavisi sayfamıza bakabilirsiniz.
Diğer yöntemler: İlaç ve psikoterapiye yanıt vermeyen ağır depresyonda, uzman merkezlerde uygulanan beyin uyarım tedavileri seçenekler arasındadır.
İyileşme süreci
Depresyondan iyileşme genellikle düz bir çizgi izlemez. İlk haftalarda uyku ve iştah düzelir, ardından enerji artar, en son olarak ruh hâli ve umut toparlanır. Bu süreçte iyi ve kötü günlerin birbirini izlemesi olağandır. Tedavinin erken bırakılması, depresyonun geri dönme riskini artırır. Bu nedenle kendinizi iyi hissetmeye başladığınızda bile tedaviyi hekiminizle konuşmadan bırakmamanız önemlidir.
Depresyonun düşünce tuzakları
Depresyon, kişinin olaylara bakışını da değiştirir. Sık görülen düşünce tuzaklarından bazıları şunlardır: Ya hep ya hiç düşüncesi, yani bir işin kusursuz olmadığında tamamen başarısız sayılması; aşırı genelleme, tek bir olumsuz olaydan “hep böyle olacak” sonucunu çıkarmak; olumluyu görmezden gelme, iyi giden şeyleri şans eseri saymak; kişiselleştirme, olumsuz olaylardan kendini sorumlu tutmak. Bu düşünceler gerçeği yansıtıyormuş gibi gelir; ama çoğu zaman hastalığın yarattığı bir merceğin ürünüdür. Psikoterapide bu tuzakları fark etmek ve daha dengeli düşüncelerle sınamak, iyileşmenin önemli bir parçasıdır.
Yakınlar için
Depresyondaki birine eşlik etmek zor ve yorucu olabilir. “Kendini biraz zorla”, “Bu kadar üzülecek ne var?” gibi iyi niyetli ama suçlayıcı cümleler, kişinin kendini daha yalnız hissetmesine yol açabilir. Bunun yerine duyguyu kabul etmek, tedaviye başlamasını ve sürdürmesini desteklemek, randevulara eşlik etmek ve günlük işlerde küçük yardımlar sunmak çok daha değerlidir. Yakınların kendi sınırlarını ve ruh sağlıklarını korumaları da önemlidir.
Tekrarı önlemek
Depresyon bir kez yaşandıktan sonra tekrarlayabilir. Erken uyarı işaretlerini tanımak, yani uyku düzeninin bozulması, sosyal etkinliklerden uzaklaşma, artan yorgunluk ve olumsuz düşüncelerin sıklaşması, yeni bir dönemin hafif atlatılmasını sağlar. Düzenli fiziksel etkinlik, düzenli uyku, alkolden uzak durma, sosyal bağları canlı tutma ve terapide öğrenilen becerileri sürdürme, tekrar riskini azaltır.
Depresyon ve bedensel hastalıklar
Kalp hastalığı, şeker hastalığı, kanser, süregen ağrı ve nörolojik hastalıklar gibi uzun süreli bedensel sorunlarla yaşayan kişilerde depresyon daha sık görülür ve çoğu zaman gözden kaçar. Depresyon tedavi edildiğinde, kişinin bedensel tedavisine uyumu ve yaşam kalitesi de belirgin biçimde iyileşir.
Çocuk, ergen ve yetişkinde farklılıklar
Çocuklarda depresyon daha çok huzursuzluk, bedensel yakınmalar ve okul başarısında düşüşle görülür. Ergenlerde öfke, içe kapanma ve uyku düzeninde bozulma öne çıkar. Yetişkinlerde iş ve aile yaşamındaki aksama, ileri yaşta ise unutkanlık ve bedensel yakınmalar depresyonun önemli işaretleri olabilir.
Ne zaman başvurmalı?
Çökkünlük ya da isteksizlik iki haftadan uzun sürüyorsa, işinizi, okulunuzu ya da ilişkilerinizi etkiliyorsa bir psikiyatrist ya da psikologla görüşmeniz önerilir. Ölüm ya da intihar düşünceleri varsa beklemeden yardım alın; acil durumda 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.