“Terapiye başlamak istiyorum ama hangi terapi bana uygun?” Bu, psikolojik destek almaya karar veren pek çok kişinin aklındaki ilk sorudur. Bilişsel davranışçı terapi, şema terapi, EMDR, psikodinamik terapi, aile terapisi… Her biri farklı bir yaklaşıma dayanır ve farklı sorunlarda öne çıkar. Bursa’da psikiyatri ya da psikolog desteği arayanlar için bu sayfada en sık uygulanan psikoterapi türlerini, hangi sorunlarda tercih edildiklerini ve terapi ile ilaç tedavisinin birlikte nasıl kullanıldığını anlatıyoruz.
Psikoterapi nedir, ne değildir?
Psikoterapi, eğitimli bir uzmanla düzenli olarak yapılan, belirli bir yönteme ve hedeflere dayanan bir tedavi sürecidir. Bir arkadaşla dertleşmekten farkı; yapılandırılmış olması, bilimsel temellere dayanması ve kişinin sorunlarını sürdüren düşünce, duygu ve davranış kalıplarını değiştirmeyi hedeflemesidir. Terapist size ne yapmanız gerektiğini söyleyen biri değil, sorunlarınızı birlikte anlamanıza ve çözüm yollarını geliştirmenize eşlik eden biridir.
En sık uygulanan psikoterapi türleri
Bilişsel davranışçı terapi (BDT)
Düşünceler, duygular ve davranışlar arasındaki ilişkiye odaklanır. Kısa süreli, yapılandırılmış ve hedef odaklıdır; genellikle 12 ila 20 seans sürer. Depresyon, kaygı bozuklukları, panik bozukluk, obsesif kompulsif bozukluk ve uykusuzlukta etkinliği en çok araştırılmış yöntemdir.
Şema terapi
Çocukluktan gelen ve yetişkinlikte tekrarlayan duygu ve ilişki örüntülerine odaklanır. Kısa süreli terapilerden yeterli fayda görülmeyen, köklü sorunlarda ve kişilik özellikleriyle ilişkili güçlüklerde tercih edilir; daha uzun bir süreçtir.
EMDR ve travma odaklı terapiler
Sarsıcı yaşantıların ardından gelişen travma sonrası stres belirtilerinde kullanılır. Travmatik anının yarattığı sıkıntıyı azaltmayı ve anının daha sağlıklı biçimde işlenmesini hedefler.
Psikodinamik terapi
Bugünkü sorunların arkasındaki bilinçdışı süreçlere, geçmiş deneyimlere ve ilişki kalıplarına odaklanır. Kişinin kendini daha derinden anlamasını hedefler ve genellikle daha uzun sürelidir.
Kabul ve kararlılık terapisi
Zor düşünce ve duygularla mücadele etmek yerine onları kabul etmeyi ve kişinin değerleri doğrultusunda adım atmasını hedefler. Kronik kaygı, süregen ağrı ve stres yönetiminde kullanılır.
Aile ve çift terapisi
Sorunu tek bir kişide değil, ilişki ve aile sistemi içinde ele alır. İletişim sorunları, tekrarlayan çatışmalar ve çocuk ya da ergenle ilgili aile içi güçlüklerde tercih edilir.

Hangi terapi kime uygun?
Doğru yöntem, sorununuzun türüne, ne kadar süredir devam ettiğine, hedeflerinize ve kişisel tercihinize göre belirlenir. Belirli bir belirtiden, örneğin panik ataklardan ya da uykusuzluktan kurtulmak istiyorsanız kısa süreli ve yapılandırılmış yöntemler öne çıkar. Hayatınızın farklı alanlarında tekrarlayan ilişki ve duygu örüntüleri sizi zorluyorsa daha derinlemesine çalışan yöntemler uygun olabilir. İlk görüşmelerde psikolog size neden belirli bir yöntemi önerdiğini açıklamalıdır.
Terapi ve ilaç birlikte
Hafif düzeydeki sorunlarda psikoterapi tek başına yeterli olabilir. Orta ve ağır depresyon, panik bozukluk, obsesif kompulsif bozukluk ve bipolar bozukluk gibi durumlarda ise bir psikiyatristin yürüttüğü ilaç tedavisi ile psikoterapinin birlikte kullanılması en iyi sonucu verir. İlaç belirtilerin yoğunluğunu azaltarak terapiden fayda görmeyi kolaylaştırır; terapi ise belirtileri sürdüren kalıpları değiştirerek iyileşmeyi kalıcı hâle getirir ve ilaç bırakıldıktan sonra geri dönüş riskini azaltır.
Terapiden ne kadar sürede sonuç alınır?
Pek çok kişi ilk birkaç seansta, yalnızca anlaşıldığını hissetmenin ve sorununu adlandırabilmenin getirdiği bir rahatlama yaşar. Belirtilerde belirgin azalma ise çoğunlukla birkaç haftalık düzenli çalışmanın ardından görülür. İlerlemenin düz bir çizgi izlemediğini, zaman zaman zor haftaların da olacağını bilmek motivasyonu korur. Terapinin sonuna doğru seanslar seyrekleştirilir ve öğrenilen becerilerin kalıcı olması için bir plan yapılır.