Bir anda başlayan çarpıntı, nefes alamama hissi, göğüste sıkışma ve “şimdi öleceğim” korkusu… Panik atak yaşayan pek çok kişi ilk ataktan sonra kendini acil serviste bulur; tetkikler temiz çıkar ama korku geçmez. Ataklar tekrarladıkça kişi yeni bir atak geçirme kaygısıyla yaşamaya başlar. Bursa’da yetişkin psikiyatristi arayanlar için bu sayfada panik bozukluğu, belirtilerini ve etkili tedavi yöntemlerini anlatıyoruz.
Panik atak nedir?
Panik atak, aniden başlayan ve genellikle on dakika içinde zirveye ulaşan yoğun bir korku ya da sıkıntı nöbetidir. Bu sırada şu belirtilerin birkaçı birlikte görülür:
- Çarpıntı, kalbin hızlı ya da düzensiz atması
- Nefes darlığı ya da boğulma hissi
- Göğüste ağrı ya da sıkışma
- Terleme, titreme, üşüme ya da ateş basması
- Baş dönmesi, sersemlik, bayılacakmış gibi olma
- Uyuşma ve karıncalanma
- Gerçek dışılık hissi, kendinden uzaklaşma
- Kontrolü kaybetme, delirme ya da ölme korkusu
Tek bir panik atak geçirmek panik bozukluk olduğu anlamına gelmez. Panik bozuklukta ataklar beklenmedik biçimde tekrarlar ve kişi en az bir ay boyunca yeni bir atak geçirme kaygısı yaşar ya da davranışlarını buna göre değiştirir.
Panik döngüsü nasıl işler?
Panik bozuklukta kişi bedenindeki normal duyumlara aşırı dikkat etmeye başlar. Örneğin merdiven çıkınca hızlanan kalp atışını fark eder ve bunu “kalp krizi geçiriyorum” diye yorumlar. Bu yorum korkuyu artırır, korku da kalp atışını daha da hızlandırır; böylece bir kısır döngü oluşur ve atak başlar. Ataklardan kaçınmak için kişi spor yapmayı, kahve içmeyi, kalabalık yerlere ya da tek başına dışarı çıkmayı bırakabilir. Bu kaçınmalar kısa vadede rahatlatsa da uzun vadede korkuyu besler ve agorafobiye yol açabilir.
Değerlendirme
Panik belirtileri bazı bedensel hastalıklarla karışabileceği için ilk ataklarda kalp ve akciğer sorunları, tiroit bezinin aşırı çalışması ve kan şekeri düşüklüğü gibi durumların dışlanması gerekir. Psikiyatrist bu tetkiklerin sonuçlarını değerlendirir, atakların sıklığını, tetikleyicilerini ve kaçınma davranışlarını sorar. Depresyon, alkol kullanımı ya da diğer kaygı bozuklukları gibi eşlik eden durumlar da araştırılır.

Panik bozukluğun tedavisi
Panik bozukluk tedaviye en iyi yanıt veren ruhsal rahatsızlıklardan biridir. Bilişsel davranışçı terapi, kişinin bedensel duyumları felaket olarak yorumlama alışkanlığını değiştirmeyi ve kaçındığı durumlarla adım adım yüzleşmeyi hedefler. Terapide çarpıntı ya da baş dönmesi gibi duyumlar kontrollü biçimde oluşturularak kişinin bu duyumların tehlikeli olmadığını deneyimlemesi sağlanır. İlaç tedavisinde ise bağımlılık yapmayan antidepresanlar ilk seçenektir; düşük dozla başlanır ve etkileri birkaç hafta içinde ortaya çıkar. Bağımlılık riski taşıyan hızlı etkili sakinleştiriciler yalnızca kısa süreli ve hekim kontrolünde kullanılmalıdır. Çoğu kişide ataklar birkaç ay içinde belirgin biçimde azalır ya da tamamen kaybolur.
Atak sırasında ne yapmalı?
Atak sırasında atakla savaşmaya çalışmak onu büyütür. Bunun yerine yaşadıklarınızın bir panik atak olduğunu, korkutucu olsa da tehlikeli olmadığını ve birkaç dakika içinde geçeceğini kendinize hatırlatın. Yavaş ve derin nefes alıp nefes vermeyi uzatın, dikkatinizi çevrenizdeki somut şeylere verin. Bulunduğunuz yerden kaçmak yerine atağın kendiliğinden geçmesine izin vermek, bir sonraki atağın korkusunu da azaltır.