Hayatımızın bir döneminde çoğumuz sarsıcı bir olayla karşılaşırız: bir kaza, ağır bir hastalık, bir saldırı, doğal afet ya da sevilen birinin beklenmedik kaybı. Bu tür olaylardan sonra korku, şaşkınlık ve uyku sorunları yaşamak doğaldır ve çoğu kişide bu tepkiler zamanla azalır. Ancak bazı kişilerde belirtiler aylarca sürer ve yaşamı derinden etkiler. Antalya’da psikiyatri ya da psikolog desteği arayanlar için bu sayfada travmanın ruhsal etkilerini, travma sonrası stres bozukluğunu ve tedavi yollarını anlatıyoruz.
Travma nedir?
Ruh sağlığında travma; ölüm tehlikesi, ciddi yaralanma ya da cinsel şiddet gibi bir olayı doğrudan yaşamak, başkasının başına geldiğine tanık olmak, yakın birinin böyle bir olay yaşadığını öğrenmek ya da iş gereği bu tür olayların ayrıntılarına tekrar tekrar maruz kalmak olarak tanımlanır. Aynı olay herkeste aynı etkiyi bırakmaz; kişinin geçmiş deneyimleri, sosyal desteği ve olay sırasındaki koşullar tepkiyi belirler.
Olaydan sonraki ilk haftalar
Sarsıcı bir olaydan hemen sonra yoğun korku, olayı tekrar tekrar düşünme, uykusuzluk, kolay irkilme, donukluk ya da gerçek dışılık hissi sık görülür. Bu dönemde kişinin güvende olduğunu hissetmesi, temel ihtiyaçlarının karşılanması ve güvendiği insanlarla bağlantıda kalması çok önemlidir. Belirtiler olaydan sonraki ilk bir ay içinde yoğun biçimde yaşanıp günlük işlevselliği bozuyorsa akut stres bozukluğundan söz edilir. Bu dönemde erken destek, kalıcı belirtilerin gelişme riskini azaltabilir.
Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB)
Belirtiler bir aydan uzun sürüyor ve yaşamı belirgin biçimde etkiliyorsa travma sonrası stres bozukluğu düşünülür. TSSB’nin dört temel belirti grubu vardır:
- Yeniden yaşama: İstemeden zihne gelen anılar, kâbuslar, olayı o anda yeniden yaşıyormuş gibi hissetme
- Kaçınma: Olayı hatırlatan yerlerden, kişilerden, konuşmalardan ve düşüncelerden uzak durma
- Düşünce ve duygudurumda olumsuz değişiklikler: Suçluluk, utanç, dünyanın tamamen tehlikeli olduğu inancı, sevilen etkinliklerden uzaklaşma, olumlu duyguları hissedememe
- Aşırı uyarılmışlık: Sürekli tetikte olma, kolay irkilme, öfke patlamaları, dikkat ve uyku sorunları
Risk etkenleri ve koruyucu etkenler
Olayın şiddeti ve süresi, olay sırasında çaresizlik hissi, daha önce yaşanmış travmalar, mevcut bir ruhsal rahatsızlık ve olaydan sonra yeterli destek görememe TSSB riskini artırır. Güçlü sosyal destek, olaydan sonra kendini güvende hissetme, sorunları çözme becerileri ve erken yardım alma ise koruyucudur. Bu nedenle travma yaşamış birine yakınlarının sabırla ve yargılamadan eşlik etmesi iyileşmede büyük fark yaratır.

Tedavi seçenekleri
TSSB tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. İlk seçenek travma odaklı psikoterapilerdir: travma odaklı bilişsel davranışçı terapi, uzun süreli maruz bırakma ve EMDR, etkinliği araştırmalarla gösterilmiş yöntemlerdir. Bu terapilerde kişi, travmayla ilgili anılarını ve düşüncelerini güvenli bir ortamda, kontrollü biçimde ele alır; böylece anının yarattığı sıkıntı azalır ve kaçınma davranışları çözülür. İlaç tedavisi ise özellikle eşlik eden depresyon, yoğun kaygı ve uyku sorunlarında yarar sağlar; bazı antidepresanlar TSSB belirtilerinin tedavisinde kullanılır. Psikiyatrist ve psikoloğun birlikte çalışması çoğu zaman en iyi sonucu verir.
Yakınlar nasıl destek olabilir?
- Olayı anlatması için zorlamayın; anlatmak istediğinde dikkatle dinleyin.
- “Artık geçmişte kaldı, unut” gibi sözler yerine yaşadıklarının anlaşılır olduğunu hissettirin.
- Günlük rutinleri sürdürmesine ve sosyal bağlantılarını korumasına yardım edin.
- Alkol ve madde kullanımını izleyin; bazı kişiler belirtilerle bu yolla baş etmeye çalışabilir.
- Belirtiler sürüyorsa profesyonel destek almasını cesaretlendirin.