Ergenlik, bedenin hızla değiştiği ve beden algısının en kırılgan olduğu dönemdir. Sosyal medyada sürekli karşılaşılan “ideal beden” görüntüleri, akran baskısı ve mükemmeliyetçilik, bazı gençlerde yeme davranışlarını sağlığı tehdit edecek ölçüde bozabilir. Yeme bozuklukları ergenlik döneminde en sık başlayan ve erken tedavi edildiğinde en iyi sonuç veren ruhsal rahatsızlıklar arasındadır. Antalya’da çocuk ve ergen psikiyatristi arayan aileler için bu sayfada ergenlikteki yeme sorunlarını, uyarı işaretlerini ve tedavi sürecini anlatıyoruz.
Ergenlikte görülen yeme bozuklukları
Anoreksiya nervoza: Kilo almaktan yoğun korku, yaşa ve boya göre belirgin düşük kilo ve bedenini olduğundan büyük algılama ile karakterizedir. Genç yemeği aşırı kısıtlar, aşırı egzersiz yapar; kızlarda adet düzeni bozulabilir.
Bulimiya nervoza: Kısa sürede çok miktarda yemek yeme atakları ve ardından kusma, müshil kullanımı ya da aşırı egzersiz gibi telafi edici davranışlar görülür. Kilo çoğu zaman normal sınırlardadır; bu nedenle fark edilmesi zordur.
Tıkınırcasına yeme bozukluğu: Kontrol kaybı hissiyle kısa sürede çok miktarda yemek yeme atakları yaşanır, ancak telafi edici davranışlar yoktur. Ataklardan sonra yoğun utanç ve suçluluk hissedilir.
Kaçıngan ya da kısıtlayıcı yiyecek alımı bozukluğu: Kilo kaygısı olmadan, yiyeceklerin dokusu, kokusu ya da boğulma ve kusma korkusu gibi nedenlerle çok az ve çok sınırlı çeşitte beslenme görülür; daha küçük yaşlarda da başlayabilir.
Uyarı işaretleri
- Hızlı ve açıklanamayan kilo kaybı ya da sık kilo dalgalanmaları
- Öğünleri atlama, ailesiyle yemek yemekten kaçınma
- Kalori saymaya ve “sağlıklı beslenmeye” aşırı odaklanma
- Yemekten hemen sonra tuvalete gitme
- Kat kat ve bol giysiler giyerek bedenini gizleme
- Yorgunluk ve hastalık dönemlerinde bile aşırı egzersiz
- Sürekli tartılma, aynada bedenini kontrol etme
- Adet düzensizliği ya da adetin kesilmesi
Neden önemlidir?
Yeme bozuklukları yalnızca ruhsal değil, bedensel olarak da ciddi sonuçlar doğurabilir. Kalp ritim bozuklukları, elektrolit dengesizlikleri, kemik yoğunluğunda azalma, büyüme ve ergenlik gelişiminde gecikme bunlar arasındadır. Bu nedenle tedavi, çocuk ve ergen psikiyatristi, çocuk doktoru ve diyetisyenin birlikte çalıştığı ekip yaklaşımıyla yürütülür. Kilo kaybı çok hızlıysa ya da bedensel değerler bozulmuşsa hastanede tedavi gerekebilir.

Tedavi süreci
Ergenlerde yeme bozukluklarının tedavisinde ailenin aktif rolü çok önemlidir. Özellikle anoreksiya nervozada aile temelli tedavi, etkinliği en iyi gösterilmiş yöntemlerden biridir; bu yaklaşımda anne baba, uzman desteğiyle gencin beslenmesinin düzenlenmesinde geçici olarak sorumluluk üstlenir. Bulimiya ve tıkınırcasına yeme bozukluğunda ise bilişsel davranışçı terapi öne çıkar. Eşlik eden depresyon, kaygı ya da obsesif belirtiler varsa çocuk ve ergen psikiyatristi ilaç tedavisini de önerebilir. Tedavide amaç yalnızca kiloyu düzeltmek değil, gencin bedeni ve yemekle sağlıklı bir ilişki kurmasını sağlamaktır.
Ailelere öneriler
Gencin bedeni, kilosu ya da yedikleri hakkında yorum yapmaktan kaçının; aile içinde de diyet ve kilo konuşmalarını azaltın. Ortak aile yemeklerini sürdürmeye çalışın. Endişelerinizi suçlamadan, gözlemlerinizle anlatın: “Son zamanlarda akşam yemeklerine katılmadığını fark ettim, seni merak ediyorum” gibi. Gencin direnç göstermesi bu rahatsızlıkta beklenen bir durumdur; bu nedenle tedaviye başlamayı onun hazır olmasına bırakmadan, vakit kaybetmeden bir uzmana başvurun.