Bir gencin kendine zarar verdiğini öğrenmek, aileler için korkutucu ve kafa karıştırıcı bir deneyimdir. “Neden yapıyor?”, “Dikkat çekmek mi istiyor?”, “Ne yapmalıyım?” gibi sorular ve yoğun bir kaygı aynı anda gelir. Kendine zarar verme, ergenlikte giderek daha sık karşılaşılan ve mutlaka ciddiye alınması gereken bir durumdur. Trabzon’da çocuk ve ergen psikiyatristi arayan aileler için bu sayfada kendine zarar verme davranışını, nedenlerini ve tedavi sürecini anlatıyoruz.
Kendine zarar verme nedir?
Kendine zarar verme, kişinin bilerek kendi bedenine zarar vermesidir. Gençler bu davranışı çoğu zaman yaşamlarına son vermek amacıyla değil, baş edemedikleri yoğun duyguları, örneğin öfkeyi, utancı, çaresizliği ya da içsel boşluğu kısa süreliğine hafifletmek için yaparlar. Davranış anlık bir rahatlama sağlar; ancak ardından suçluluk ve utanç gelir ve bu döngü tekrarlama eğilimindedir. Kendine zarar verme ile intihar düşünceleri aynı şey olmasa da kendine zarar veren gençlerde intihar riski daha yüksektir; bu nedenle her durumda bir uzman değerlendirmesi gerekir.
Neden olur?
Kendine zarar verme tek bir nedenden kaynaklanmaz. Duyguları tanıma ve düzenlemede güçlük, depresyon ve kaygı, akran zorbalığı ya da dışlanma, aile içi çatışmalar, ilişki sorunları, istismar ve travma öyküsü, mükemmeliyetçilik ve yoğun akademik baskı sık görülen etkenlerdir. Bazen arkadaş çevresinde ya da sosyal medyada bu davranışla karşılaşmak da genci etkileyebilir. Davranışı yalnızca “dikkat çekme” olarak görmek, gencin yaşadığı gerçek sıkıntıyı gözden kaçırmaya ve yardım istemekten vazgeçmesine yol açar.
Dikkat edilmesi gereken işaretler
- Açıklanamayan yara, kesik ya da yanık izleri
- Sıcak havalarda bile kollarını ve bacaklarını kapatan giysiler giyme
- Banyoda ya da odasında uzun süre yalnız kalma
- Duygusal dalgalanmalar, içe kapanma, arkadaşlardan uzaklaşma
- Değersizlik, umutsuzluk ya da “yük olduğunu” ifade eden sözler
- Ölümle ilgili konuşmalar, yazılar ya da paylaşımlar
Fark ettiğinizde ne yapmalı?
Sakin kalmaya çalışın; öfke, panik ya da cezalandırma gencin kendini daha çok saklamasına yol açar. Yalnız ve sakin bir ortamda, yargılamadan konuşun: “Kollarındaki izleri fark ettim, seni çok merak ediyorum ve senin için buradayım” gibi. Ona neler yaşadığını sorun ve dinleyin. Yaraların tıbbi bakıma ihtiyacı varsa ilgilenin. Gencin yaşamını sonlandırmayı düşünüp düşünmediğini doğrudan sormaktan çekinmeyin; bu soruyu sormak düşünceyi tetiklemez, tersine gencin konuşabilmesine kapı açar. Ardından vakit kaybetmeden bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurun.
Değerlendirme ve tedavi
Çocuk ve ergen psikiyatristi önce gencin güvenliğini değerlendirir: kendine zarar vermenin sıklığı, intihar düşünceleri, plan olup olmadığı ve koruyucu etkenler ayrıntılı olarak ele alınır. Altta yatan depresyon, kaygı bozukluğu, travma ya da diğer ruhsal rahatsızlıklar araştırılır. Tedavide gencin yoğun duygularla sağlıklı yollardan baş etmeyi öğrendiği terapiler öne çıkar; diyalektik davranış terapisi temelli yaklaşımlar ve bilişsel davranışçı terapi bunların başındadır. Eşlik eden depresyon ya da kaygı varsa ilaç tedavisi de planlanabilir. Aileyle birlikte bir güvenlik planı yapılır: zorlanma anlarında gencin başvurabileceği yöntemler, ulaşabileceği kişiler ve evde kesici aletlerle ilaçların güvenli biçimde saklanması gibi önlemler bu planın parçasıdır.