İzmir Yetişkin Psikiyatrisi

İzmir'de yetişkin psikiyatristi arayanlar için obsesif kompulsif bozukluk: obsesyon ve kompulsiyonlar, sık görülen türleri, tedavi yöntemleri ve ailenin rolü.

Kapıyı kilitleyip kilitlemediğinden emin olamayıp defalarca geri dönmek, ellerini tahriş olana kadar yıkamak, istemediği halde zihnine gelen rahatsız edici düşünceleri bir türlü durduramamak… Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) yaşayan kişiler bu düşünce ve davranışların mantıksız olduğunu çoğu zaman bilir, ama onlara karşı koyamaz. İzmir’de yetişkin psikiyatristi arayanlar için bu sayfada OKB’yi, türlerini ve etkili tedavi yöntemlerini anlatıyoruz.

OKB nedir?

OKB iki temel bileşenden oluşur. Obsesyonlar, kişinin istemediği halde zihnine tekrar tekrar gelen, yoğun sıkıntı ve kaygıya yol açan düşünceler, imgeler ya da dürtülerdir. Kompulsiyonlar ise bu sıkıntıyı azaltmak ya da korkulan bir olayı önlemek için yapılan tekrarlayıcı davranışlar ya da zihinsel eylemlerdir. Kompulsiyon kısa süreli bir rahatlama sağlar; ancak bu rahatlama, obsesyon ile kompulsiyon arasındaki döngüyü güçlendirir ve zamanla ritüeller daha fazla vakit almaya başlar.

Sık görülen OKB türleri

  • Bulaşma ve temizlik: Mikrop kapma ya da hastalık bulaştırma korkusu, aşırı yıkanma ve temizlik
  • Kontrol etme: Kapı, ocak, elektrikli aletleri tekrar tekrar kontrol etme
  • Simetri ve düzen: Eşyaların tam olarak “doğru” yerde ve düzende olması gerekliliği
  • Zarar verme düşünceleri: Sevdiği birine istemeden zarar vereceği korkusu; bu düşünceler kişinin değerlerine tamamen ters düştüğü için yoğun suçluluk yaratır
  • Dini ve ahlaki takıntılar: Günah işlediği, yanlış bir şey düşündüğü ya da bir ibadeti doğru yapmadığı kaygısıyla tekrarlar
  • Sayma ve tekrarlama: Belirli sayılarda tekrarlama, kelimeleri zihninde yineleme

Takıntı mı, titizlik mi?

Düzenli ya da titiz olmak OKB olmak anlamına gelmez. Belirleyici olan, düşünce ve davranışların ne kadar zaman aldığı, ne kadar sıkıntı yarattığı ve yaşamı ne ölçüde kısıtladığıdır. Ritüeller günde bir saatten fazla zaman alıyorsa, kişi onları yapmadığında yoğun kaygı yaşıyorsa, iş, aile ya da sosyal yaşamı bundan etkileniyorsa OKB’den söz edilir. Pek çok kişi utanç nedeniyle yıllarca yardım almadan bu belirtilerle yaşar; oysa OKB tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır.

Obsesif kompulsif bozukluk: kapı kilidi, lavabo ve kendi etrafında dönen bir ok döngüsü

OKB’nin tedavisi

OKB tedavisinde etkinliği en iyi gösterilmiş iki yöntem vardır. Birincisi, bilişsel davranışçı terapinin özel bir türü olan maruz bırakma ve tepki önleme yöntemidir: Kişi, kaygı yaratan durumlarla adım adım ve kontrollü biçimde karşılaşır, bu sırada ritüeli yapmamayı öğrenir. Zamanla kaygının ritüel yapılmadan da kendiliğinden azaldığını deneyimler. İkincisi, serotonin üzerinden etki eden antidepresan ilaçlardır. OKB’de bu ilaçlar depresyona göre çoğu zaman daha yüksek dozlarda ve daha uzun süre kullanılır; etkileri 8 ila 12 haftada belirginleşir. Orta ve ağır OKB’de ilaç ile terapinin birlikte kullanılması en iyi sonucu verir.

Aile nasıl davranmalı?

OKB’si olan kişinin yakınları, onu rahatlatmak için çoğu zaman farkında olmadan ritüellere katılır: sürekli güvence verir, onun yerine kontrol eder ya da evde belirli kurallara uyar. Bu davranışlar kısa vadede rahatlatsa da döngüyü güçlendirir. Tedavi sürecinde ailenin de bilgilendirilmesi, güvence vermeyi yavaş yavaş azaltması ve ritüellere katılmaması, ancak bunu yaparken eleştirel değil destekleyici bir tutum sürdürmesi önemlidir.

İlgili sayfalar

Sık sorulan sorular

OKB tamamen iyileşir mi?

OKB tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Uygun ilaç ve terapiyle kişilerin büyük çoğunluğunda belirtiler belirgin biçimde azalır ve yaşam kalitesi artar; bazı kişilerde düzenli takip gerekebilir.

OKB ilaçlarının etkisi ne zaman başlar?

OKB'de kullanılan ilaçların etkisi depresyona göre daha geç, genellikle 8 ila 12 haftada belirginleşir. Bu nedenle sabırla ve hekimin önerdiği dozda sürdürülmesi önemlidir.

Zarar verme düşünceleri onları yapacağım anlamına mı gelir?

Hayır. OKB'deki zarar verme düşünceleri kişinin değerlerine ters düştüğü için bu kadar sıkıntı yaratır. Bu düşünceler bir isteği değil, bir korkuyu yansıtır.