Adana Yetişkin Psikiyatrisi

Adana'da yetişkin psikiyatristi arayanlar için yaygın kaygı bozukluğu: belirtiler, nedenler, değerlendirme süreci, tedavi seçenekleri ve endişe zamanı yöntemi.

Yaygın kaygı bozukluğu olan kişiler kendilerini çoğu zaman “endişeli bir insan” olarak tanımlar ve bu durumu kişiliklerinin bir parçası sanır. Oysa aylarca, hatta yıllarca süren, kontrol edilemeyen ve gündelik yaşamı yoran bir endişe, tedavi edilebilir bir rahatsızlığın belirtisidir. Adana’da yetişkin psikiyatristi arayanlar için bu sayfada yaygın kaygı bozukluğunun belirtilerini, nedenlerini ve tedavi seçeneklerini anlatıyoruz.

Yaygın kaygı bozukluğu nedir?

Yaygın kaygı bozukluğunda kişi; iş, sağlık, para, aile ve günlük sorumluluklar gibi pek çok konuda en az altı ay boyunca, çoğu gün süren aşırı bir endişe yaşar. Bu endişe somut bir tehlikeyle orantılı değildir ve kişi onu durdurmakta zorlanır. Bir konu çözüldüğünde zihin hemen yeni bir endişe konusu bulur. Kişi “ya … olursa” diye başlayan senaryoları sürekli düşünür ve en kötü ihtimale hazırlanmaya çalışır.

Belirtiler

  • Kontrol edilemeyen, sürekli endişe ve kaygı
  • Huzursuzluk, gerginlik, diken üstünde olma hissi
  • Kolay yorulma
  • Dikkati toplamakta güçlük, zihnin boşalması
  • Sinirlilik ve sabırsızlık
  • Kas gerginliği; boyun, omuz ve sırt ağrıları
  • Uykuya dalmakta ya da uykuyu sürdürmekte güçlük
  • Mide şikâyetleri, sık tuvalete gitme, baş ağrısı

Bu bedensel belirtiler nedeniyle yaygın kaygı bozukluğu olan pek çok kişi uzun süre farklı tıp dallarına başvurur; tetkiklerde bir sorun bulunmaz ama yakınmalar sürer.

Neden olur?

Yaygın kaygı bozukluğunun ortaya çıkmasında birden fazla etken rol oynar. Ailede kaygı bozukluğu öyküsü genetik bir yatkınlığa işaret eder. Çocuklukta aşırı koruyucu ya da öngörülemeyen bir ortamda büyümek, belirsizliğe karşı toleransın düşük olması ve uzun süreli stres yaratan yaşam olayları da riski artırır. Kaygıyı sürdüren önemli etkenlerden biri, endişe etmenin kötü olayları önlediğine ya da kişiyi onlara hazırladığına dair inançtır; bu inanç endişeyi “faydalı” gösterir ve bırakılmasını zorlaştırır.

Değerlendirme

Psikiyatrist endişelerin konusunu, süresini, yoğunluğunu ve günlük yaşama etkisini değerlendirir. Tiroit bezinin aşırı çalışması, aşırı kafein kullanımı, bazı ilaçlar ve alkol kullanımı gibi kaygıya benzer tablolar yaratan durumlar araştırılır. Yaygın kaygı bozukluğuna sıklıkla depresyon, panik bozukluk ve uykusuzluk eşlik ettiği için bu durumlar da ayrıca ele alınır.

Yaygın kaygı bozukluğu: zihni dolduran soru işaretli bulutların bir kutuya toplanması

Tedavi seçenekleri

Yaygın kaygı bozukluğunun tedavisinde bilişsel davranışçı terapi ve ilaç tedavisi etkilidir; çoğu kişide ikisinin birlikte kullanılması en iyi sonucu verir. Terapide kişi endişe döngüsünü fark etmeyi, belirsizliğe tahammül etmeyi, endişeye dair inançlarını sorgulamayı ve gevşeme becerilerini öğrenir. İlaç tedavisinde bağımlılık yapmayan bazı antidepresanlar ilk seçenektir; etkileri birkaç hafta içinde ortaya çıkar ve uzun süreli kullanım için uygundur. Bağımlılık riski taşıyan sakinleştiriciler ise yalnızca kısa süreli ve hekim kontrolünde kullanılmalıdır. Düzenli egzersiz, kafeinin azaltılması ve uyku düzeni de tedaviyi destekler.

Endişe zamanı yöntemi

Terapide sık kullanılan basit bir yöntem, endişelere gün içinde belirli bir süre ayırmaktır. Her gün aynı saatte, örneğin 15 dakikalık bir “endişe zamanı” belirlenir. Gün boyunca bir endişe aklınıza geldiğinde onu kısaca not eder ve bu saate ertelersiniz. Endişe zamanı geldiğinde not ettiklerinize bakar, çözülebilecek olanlar için küçük bir plan yapar, çözülemeyecek olanları ise bırakmayı denersiniz. Bu yöntem, endişenin bütün güne yayılmasını engeller ve kişiye endişeleri üzerinde bir kontrol duygusu kazandırır.

İlgili sayfalar

Sık sorulan sorular

Yaygın kaygı bozukluğu kişilik özelliği midir?

Hayır. Kişi endişeli bir yapıya sahip olabilir; ancak aylarca süren, kontrol edilemeyen ve yaşamı yoran endişe tedavi edilebilir bir rahatsızlığın belirtisidir.

Yaygın kaygı bozukluğu tedavisi ne kadar sürer?

Terapi genellikle birkaç ay sürer. İlaç kullanılıyorsa belirtiler düzeldikten sonra da bir süre devam edilir; süre kişiye göre hekimle birlikte belirlenir.

Endişelenmeyi tamamen bırakmak mümkün mü?

Amaç hiç endişelenmemek değil, endişenin kontrolü ele geçirmesini önlemektir. Tedaviyle endişeler azalır, daha yönetilebilir hâle gelir ve yaşamı kısıtlamaz.